BECAYİŞ KATEGORİLERİ

 AMBAR MEMURU
 ANESTEZİ TEKNİKERİ
 ANESTEZİ TEKNİSYENİ
 ATT(TEKNİKER)
 ATT(TEKNİSYEN)
 BİYOLOG
 ÇST
 DİĞER KURUMLAR
 DİŞ HEKİMİ
 DİŞ TEKNİKERİ
 DİŞ TEKNİSYENİ
 DOKTOR
 DOKTOR(UZMAN)
 EBE
 ECZACI
 HASTA BAKICI
 HEMŞİRE
 HİZMETLİ
 LABORANT(TEKNİKER)
 LABORANT(TEKNİSYEN)
 PARAMEDİKER
 RÖNTGEN TEKNİSYENİ
 SAĞLIK MEMURU
 SOSYAL HİZMETLER UZMANI
 ŞÖFOR
 TIBBİ SEKRETER
 TIBBİ TEKNOLOG

BECAYİŞ ARAMA

BECAYİŞ İLANLARI HIZLI ARAMA

İlan Başlığında ara

İlan Metninde ara

Mesleğini Seç

Bulunduğunuz Şehir

Gitmek istediğiniz Şehir

Tüm alanları doldurmak zorunda değilsiniz, istediğiniz alan veya alanları doldurup Becayiş aratın

HUKUK

 Ana Kategori
 Kanunlar
 Tüzükler
 Yönetmelikler
 Genelgeler
 Yönergeler
 Sık Sorulan Sorular

DOST SİTELER

 DOST SİTELER
 Hemşireler Sitesi
 SteteskopNet

BAKANLIK WEB SAYFALARI

 
Online Hizmetler
Çağın Vebası Aids





ÇAĞIN VEBASI: AİDS
    1980'lere girildiğinde "cinsel özgürlük" aileye son", "feminizm" gibi akımların da tesiriyle dünya tam bir kargaşa içindeydi. Homoseksüellik, bir sapıklık değil de "3. cins" sayılıyor, giderek güçlenen bir lobi haline geliyor ve hatta erkekler birbirleriyle evlendiriliyordu. Her üç çocuktan biri evlilik dışı münasebet neticesi dünyaya geliyor ve yine üç çocuktan ikisi anne-babanın ayrı olduğu parçalanmış ailelerde büyümek zorunda kalıyordu. Çünkü kurulan her iki evlilikten biri ayrılma ile sonuçlanıyordu. Artık cinsellik, ulvi hedefi olan hissi bir beraberlik olmaktan çıkmış, hayvani ve mekanik bir zevk vasıtası haline gelmişti. İşte bu manzara, tam Kainatın Sultanı Peygamber Efendimizin (s.a.v.) "Bir toplulukta fuhuş yaygınlaşırsa Allah, adını bilmediğiniz hastalıklar indirir" şeklinde haber verdiği ortamdı. 1981 yılında 8'i homoseksüel ve 1 'i de yine onların bulaşığı enjektörü kullanan uyuşturucu müptelası toplam 9 kişi esrarengiz bir hastalığa yakalandılar. Vücudun savunma (immun) sistemi iflas etmişti ve mikrobik hastalıklara karşı korunamıyordu. Hastalığa, "Kazanılmış immun Yetmezlik Sendromu" manasına gelen kelimelerin baş harfleri olan AİDS adı verildi. Bu hastalığın amili insanları acı ve ölüme terk ederek bir bedenden diğerine, bir ülkeden başka bir ülkeye ve bir kıtadan başka bir kıtaya atlayan, görünmeyen bir virüstü.
    Aritmetik dizi şeklinde hızla yayılan AİDS, ciddi ruhi krizlere ve bozukluklara yol açıyordu. Korku, endişe, hayati kriz, ümidsizlik, suçluluk, çaresizlik, belirsizlik, yakınlarını kaybetme, aile ve toplumdan dışlanma, ağrı, dayanılmaz acılar, terkedilme ve ölüm duygu düşünce ve reaksiyonları veren bir hastalığın adıydı.
    Kimine göre çağın vebası, kimine göre ise yüzyılın en korkunç hastalığı olan AlDS'e 1987'de 126 ülkede 62.445 kişide rastlanmıştı. Bu rakam 1991'de 359.271, 1995'te ise 22 milyon oldu. 2000 yılında AlDS'li sayısının 40 milyonu geçmesi bekleniyor.
    Türkiye'de ise 1996'da 594 AİDS vakasına rastlandı. AİDS ile Mücadele Derneği, "Türkiye henüz taşıyıcı devresinde 2000'li yıllarda İstanbul ve Doğu Karadeniz'de yaygınlaşan fuhuş sebebiyle özellikle İstanbul ve Karadeniz'de AİDS patlaması olacak" diyor.
    Dünyada her dakikada 5, günde ise 8.500 kişi AlDS'e yakalanıyor. Afrika'da çıkan hastalığın dünyaya yayılmaya başladığı, 1980'den bu yana ise 5.8 milyon kişi AİDS'ten öldü. Dünya Sağlık Örgütünden bir yetkili, "Sadece 1992 yılında Avrupa'da 90 bin AİDS vakasına rastlandı. AİDS 21. asrın en mühim sağlık problemi olacak. AİDS, bir zamanlar frenginin dünyaya yaptığını yapacak. Ancak tek farkı, AİDS'ten ölüm oranı yüzde 85-100 gibi çok yüksek olması" diyor.
    AİDS'in Tedavisi Var mı ?
    AİDS, kişi virüsü aldıktan sonra 12 yıl içinde ortaya çıkabiliyor. Yakalanan şahıs ise en fazla 3 yılda ölüyor. Ve AİDS'ten kurtuluş yok. Dünya Sağlık Teşkilatı'ndan Dr. Michael Mersen, "HIV virüsünü kaptıktan sonra hastalığın gelişmesi ortalama 10 yıl alıyor. AİDS vakalarına bugünkü durumu bize 10 yıl önce neler olduğunu anlatıyor" diyor.
    Şu an için AlDS'e karşı elde henüz ne bir tedavi ne de bir aşı var. Yıllardan beri süren çalışmalar boşa çıktı. Birbiri ardına insanları hayat kırıklığına uğrattı. Virüsü almış fakat hastalık belirtileri henüz ortaya çıkmamış kişilerde tesirli olduğu kabul edilen AZT adlı ilacın da çok cüz'i bir faydaya sahip olduğu anlaşıldı.
    Haftalık ilim dergisi Science'in AİDS üzerinde çalışan dünyanın en tanınmış 150 araştırmacısı arasında yaptığı anketteki ortak cevap enteresandı. "AİDS hakkında daha fazla şey öğrendikçe, herşeyden daha az emin oluyoruz." Daha düne kadar doğruluğu tartışma götürmeyen birçok görüş, temelden yanlış olduğu anlaşılarak bir kenara bırakılıyor. Artık bozuklukta rol oynayan dolaylı mekanizmalar ilim adamlarının aklını karıştırıyor.
    Tedavi Pahalı
    AİDS tedavisinde denenen ve cüz'i faydaya sahip olduğu iddia edilen ilaçlar çok pahalı, ilacın etkisi sadece hayat süresini uzatması. Yıllık maliyeti ise 12 ile 16 bin doları buluyor. Üstelik bu tedavilerin ne kadar süre uygulanması gerektiği de belli değil.
    AİDS'in Hedefi
    AlDS'e yakalananlar yüzde 95 oranında sapıklar, fuhuş yapanlar ve damardan uyuşturucu kullananlardan teşekkül ediyor. Tabii arada AlDS'li kanı nakledilen masum kişilere de bulaştığı oluyor. Bu da "Öyle bir fitneden sakınınız ki, sizden yalnız zalimlere (ona sebep olanlar) dokunmakla kalmaz, masumları da yakar." (Enfal, 25) ilahi buyruğuna uygun düşüyor.
    Evet, önceki bütün semavi dinler gibi İslam'ın çağrısı da sapıklığı, zina ve fuhşu yasaklıyordu. Bugün bu çağrıyı ilim ve tıp yapıyor. Eşlere, birbirlerini aldatmamaları tavsiyelerinde bulunuluyor. Saygı ve sevgi, günümüzde yeniden keşfediliyor. Sadakat kavramı yeniden gözde hale geliyor. Üstelik insanların acıya, felakete, faciaya maruz kalmaması için...









Burada verilen bilgilerin tamamı bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi için önerilmez. Tanı ve tedaviniz için hekiminize başvurunuz

Copyright © SAGLIKCILARPORTALI Yayıncı Firmalardan İzin alınarak. Yayınlanabilir.

Yayınlanma: 2005-09-06 (466 Okuma)

[ Geri Dön ]

:


 

Google Sitemap Generator
 

: dr-red2 www.saglikcilarportali.net