Prion Hastalıkları
Hazırlayan:
Dr. Başak Dokuzoğuz
Ankara Numune Eğitim ve Araş. Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları Klinik Şefi
Spongioform ensefalopatiler bir çok hayvan
türlerinde oluşur ve deneysel olarak infekte dokunun infeksiyonu ile nakledilebilir.
Bu nedenle psongioform ensefalopati etkenlerine “the transmissible agentsâ€
adı verilmiştir. İlk defa bu etkenlere protein yapıları nedeni ile “prionâ€
adı verilmiştir. Prionlar, kendiliğinden çoğalabilen (kendini kopyalayabilen)
250 civarında aminoasitten oluşan ortalama olarak en küçük virustan daha
küçük yapıya sahip olan enfeksiyon etkenleridir. İnsanlarda ve hayvanlarda
bugüne kadar yedi adet prion hastalığı tarif edilmiştir.
| Creutzfeldt-Jacob Hastalığı (CJH) |
İnsan |
| Gertsmann-Strausler Scheinker Sendromu |
İnsan |
| Kuru |
İnsan |
| Scrapie |
Koyun |
| Transmissible mink encephalopathy |
Vizon |
| Chronic Wasting Disease |
Geyik-katır |
| Bovine spongioform encephalopathy
(BSE) (Deli Dana Hastalığı) |
Sığır-inek |
Prionlar 20-100 mm’lik filtrelerden
rahat geçerler. Formaldehite dirençli, %1-5 hipoklorid, %1 soydum dodesi,
sülfat ve 2-merkaptoethanol solusyonlarına duyarlıdır. İnfekte beyin dokusundan
izole edilen ve kısmen saflaştırılan prionlar çok az proteinin dayanıklı
olduğu proteinaz K ile parçalanmaya dirençlidirler. Bu direncin nedeni
prion proteinlerinin agregasyonu veya kullanılan deterjanlar içerisinde
çözünememelerine bağlanmıştır. Prionların en önemli özelliklerinden birisi
de ısıya oldukça dayanıklı olmalarıdır. Ancak 121 derecede 60 dakika yüksek
basınçta otoklavlama infektiviteyi 6-7 log kadar düşürmektedir. Kesin inaktivasyon
için yüksek ısı derecelerine gereksinim vardır. Özellikle scrapie prionlarının
inaktivasyonu için 138 derecenin üzerinde ısı dereceleri gerekmektedir.
Spongioform ensefalopatilerin hepsinde
ortak özellik ilerleyici bir merkezi sinir sistemi dejenerasyonu vardır
ve patoloji en fazla gri cevherdedir. Nöronal vokuolizasyon ve nöronal
kayıp mevcuttur. Nöronal kayıpla birlikte fibroz astrositlerde proliferasyon
ve hipertrofi olur. Amiloid plakların oluşumu daha çok Kuru da olmak üzere
CJH de görülür.
KURU
İnsan prion hastalıklarından en detaylı
incelenmiş olanıdır. En sık olarak Yeni Gine’nin batısında görülür. Hastalık
tipik prodromal olarak başağrısı ve artraliji şikayetleri ile başlar. Hastalığın
şiddetli bulguları arasında progressif serebelllar ataksi, tremorlar, disartri
ve progresif seyreden demans vardır. Hızla ilerleyen mörolojik bulgular
ile 3 ay 2 yıl içinde ölüm kaçınılmazdır. Hastalık kadınlarda daha sık
görülür. Bunun nedeni özellikle ilkel kabilelerde “cannibalism†denen geleneklere
göre ölenlerin beyinlerinin öncelikle kadınlar ve çocuklar tarafından yenmesi
ile açıklanmaktadır. Bu genelgenin yasalarca yasaklanmasının ardından hastalığın
insidansında azalma tespit edilmiştir. Bu durum etkenin insandan insana
aktarıldığını düşündürmektedir. Patolojik incelemede MSS’de bazal ganglia
ve korteks bölgelerinde diffüz nöronal dejenerasyon ve spongioform değişim
göze çarpar.
Creutzfeld-Jakob
Hastalığı (CJH)
Dünyada milyonda bir oranında olmak
üzere insanlarda en sok görülen prion hastalıklarıdır. Olguların %85-95’i
sporadiktir. Ortalama 57-62 yaşlarda en sık görülmekle beraber 17-20 yaşlarda
ve 80 yaş üstünde olgular da bildirilmektedir. CJH bulaşıcı bir hastalık
değildir. Latrojenik olarak kişiden kişiye bulaş çok çok nadirdir. Bu tip
bulaş dura greftlerinin nakli, kornea nakli, karaciğer nakli, dura mater
materyalinin radyografik embolizasyon prosedürleri için kullanımı ve kontamine
nöroşirurijikal instrümanların veya stereotaktik derinlik elektrodlarının
kullanımı ile mümkündür. Kadavradan insan büyüme horman nakli yoluyla CJH
olan 100 kadar iatrojenik genç hasta bildirilmiştir. Bu hastalara panhipopituitarizm
nedeniyle bu hormonlar verilmiştir. CJD de geçiş yolları:
1. Yeterli sterilize edilmeyen beyin
elektrodları, cerrahi aletler
2. Kornea nakli
3. Büyüme hormonu, gonadotropin
Kuru Hastalığında Geçiş Yolları:
1. İnfekte Dokunun Yenilenmesi
Yapılan hayvan çalışmalarında hasta
veya deneysel olarak prion ile infekte edilmiş hayvanın kanında, serumunda,
buffy coat materyalinde düşük oranda da olsa infektivitenin olduğu görülmüştür.
Bunun sonucunda CJH’nin kan transfüzyonu veya kan ürünleri ile bulaş riskinin
olabileceği endişesi mantıklı hale gelmiştir. Buna rağmen korkulanın aksine
kan veya kan ürünleri nakli ile bulaşı tespit edilmiş CJH olgusu veya transfüzyonun
epidemiyolojik çalışmalarda CJH riskini artırdığına dair bulgu yoktur.
Eşler arası geçiş için risk artışı
bildirilmemiştir. Aile içindeki olguların bulaşdan ziyade genetik yatkınlıktan
dolayı olduğu düşünülmektedir. CJH’de %10-15 oranında genetik yatkınlık
görülmektedir. Gertsmann-Strausler Schenker Sendromu (GSS) prion hastalığının
bir genetik formu olarak tanımlanmaktadır. GSS’nin muhtemelen mevcut bir
genin aktivasyonu sonucunda prion proteinlerinin anormal izoformlarının
sentezine bağlı olarak geliştiği zannedilmektedir.
CJH’nin kuluçka dönemi değişkendir
(3-22 yıl). Erken dönemde klinik bulgular kuru hastalığını hatırlatır.
Hastalık genellikle unutkanlıkla başlar ve bunu takiben ilerleyen demans,
halusinasyonlar, kişilik değişikliği, hareket kontrolünün kaybı, serebellar
ataksi, myoklonus, rijidite, felç ve koma ile seyreder.
Hastalığın kesin tanısı patoloji araştırmaları
ile konabilir. Nöronlarda vakuolinizasyon, amiloid içeren plakların saptanması,
fibrillerin gözlenmesi, astrositlerde proliferasyon ve hipertrofi, nöronların
yakın glial hücreler ile füzyonu karakteristik patolojik bulgulardandır.
Prionların beyinde yüksek düzeyde birikimi doku harabiyetine neden olur.
Kuru da olduğu gibi CJH de de prionlara karşı bir immun cevap oluşmadığı
için herhangi bir serolojik tanı yöntemi geçerli değildir. Hastalığın tedavisinde
antiviral ilaçlar denenmiş ancak sonuç alınamamıştır. Bugün etkin bir tedavi
yöntemi bulunmamakta olup bütün olgular ölümcüldür.
New Variant
CJH
Bindokuzyüz doksanbeşden itibaren
İngiltere’den 23, Fransa’dan 1 newvariant CJH (vCJH) olgu bildirilmiştir.
1998 sonunda toplam olgu sayısı 39’a ulaşmış ve bu olgulardaki epidemiyolojik,
klinik ve patolojik özellikler tipik sporadik CJH (sCJH)den farklı bulunmuştur.
VCJH’li olgularda etyolojik etken ve yol açtığı patolojik incelemelerde
BSE (Deli Dana Hastalığı) ile benzerlikler ve aralarında ilişki tespit
edilmiştir. VCJH’nin BSE’nin büyükbaş hayvanlardan insanlara bulaşması
sonucunda ortaya çıkan bir hastalık olduğu sonucuna varılmıştır. 1985’de
İngiltere’deki hayvanlar arasındaki geniş BSE salgınından bir süre sonra
(prionlar için uygun inkübasyon süresi kadar) vCJH olguları ortaya çıkmaya
başlamıştır. Bu dönemde yüzbinlerce sığır eti insan gıda zincirine girmiştir.
İngiltere’deki BSE salgınının nedeni ise danalara verilen yemlerin protein
ve kalsiyum yönünden zenginleştirilmesine yönelik olarak scrapie’li koyunlardan
hazırlanan yem tozu katkısıdır. Böylece danalar yemleri ile beraber scrapie
etkenlerini almışlardır. Zira BSE’li danaların beyninden izole edilen fibrillerin
scrapie de görülen proteinlere benzemesi, BSE’nin danalardaki scrapie benzeri
hastalık olduğunu vurgulamaktadır. Danalar için scrapie’li koyunlardan
hazırlanan katkı yemleri 1981 yılı öncesi yüksek ısı ve basınçla (138 derece
üstü) hazırlanmakta ve bu işlem scrapie prionlarını yok etmekteydi. Enerji
kısıtlaması nedeniyle 1981 yılından sonra bu ısı derecesi düşürüldü ve
scrapie etkeni yeterince inaktive edilemedi. 1988 den itibaren alınan önlemlerle
BSE ile infekte sığır sayısı azaldı. VCJH’li olgular sCJH’li olgulardan
daha genç yaş grubunu tutmaktadır (16-48, ort.29 yaş). VCJH’li olgular
sıklıkla duyusal bozukluklar ve psikiyatrik bulgularla seyretmektedir.
Oysa sCJH’de bunlar daha nadir olur. Duyusal bozukluklar yüz, el, ayak,
bacaklardaki ağrı, parestezi veya dizesteziler şeklindedir. Psikolojik
bozukluklar psikoz, depresyon veya anksiyeteyi kapsar. Hastalığın ilerlemesiyle
piramidal bulgular, myoklonus, rijidite, serebellar bulgular, myoklonus,
rijidite, serebellar bulgular ve akinetik mutizm görülür.
Copyright © SAGLIKCILARPORTALI Yayıncı Firmalardan İzin alınarak. Yayınlanabilir.