Bronş Astmasında Hastalığı Ortaya Çıkaran İlaçlar,
Kimyasal Katkı Maddeleri ve Yiyecekler
Hazırlayanlar : Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu
Türk Akciğer Hastalıkları Vakfı
İlaçlar ve bir takım kimyasal maddelerle,
yiyeceklerin hazırlanması ve saklanmasında kullanılan katkı maddelerinin
astma nöbetlerini ortaya çıkardığı uzun yıllardan beri bilinmektedir.
SON ZAMANLARDA ÇOK SA YIDA YENİ İLACIN
KULLANIMA GİRMESİ DOKTORLARI ASTMALI HASTALARIN TEDAVİSİNDE DİKKATLİ OLMAYA
ZORLAMAKTADIR.
Bu yazıda, sık kullanılan çeşitli
ilaçlarla, yiyeceklerin hazırlanması ve saklanmasında kullanılan katkı
maddelerinin astma krizlerinin ortaya çıkması veya süreğen hale gelmesindeki
rolleri açıklanacaktır.
İlaca Bağlı Astma
İlaca bağlı ASTMA değişik ilaçlarla
meydana gelmektedir. Hastalarda nefes daralması esas bulgu olmakla beraber,
tek başına öksürük de görülebilmektedir. Değişik ilaç gruplarının etkileri
aşağıda özetlenmiştir.
A - Tansiyon
ve Kalp İlaçları
1 Beta-blokerler
Beta-blokerler anjina pektoris, hipertansiyon
ve migren (yarım baş ağrısı) tedavisinde sıkça kullanılmaktadır. Sık kullanılan
betabloker ilaçların hem madde hem de Türkiye'deki ürün isimleri aşağıda
sıralanmıştır.
a. Direkt olarak kalp üzerine etkili
olanlar
-Metaprolol (Beloc, Lopresor, Metolol)
-Atenol (Tensinor) -Acebutolol (Prent)
b. Seçici olmayan yani hem kalp, hem
de akciğer üzerine etkili olanlar
-Propranolol (Dideral, Proderal)
-Nadolol (Betadol)
- Pindolol (Visken, Pindolin, Noselektin)
-Oxprenolol (Trasicor)
c. lntrensek sempatomimetik aktivitesi
olanlar
-Pindolol (Noselektin, Pindolin,
Visken)
-Acebutolol (Prent)
d. Hem alfa hemde beta-bloker ilaç
-Labetolol (Trandate)
Beta-blokerler normal kişilerde soluk
darlığına yol açmazlar. Bu etkinin doza bağımlı olmadığı belirtilmektedir.
Bazen ölümcül de olabilen soluk darlığı genel olarak hava yollarında hassasiyeti
olanlarda görülmektedir;' Soluk darlığı krizleri önceden astma öyküsü olmayan
hastalarda görülebilirse de ailede genellikle alerji veya astma öyküsü
mevcuttur. Bu hastalarda daha sonra metakolin provakosyon testine olumlu
cevap alınır. Beta blokaj böylece altta yatan hava yolu hassasiyetini ortaya
çıkarır. Beta-bloker ilaçlardan kardioselektif ve intrensek sempatomimetik
aktiviteye sahip olanların düşük dozlarda kullanılmasının, hava yolu hassasiyeti
olanlarda daha az soluk darlığına yol açtığı belirtilmektedir. Fakat aşırı
derecede hava yolu hassasiyeti olanlarda veya yüksek dozlarda kullanıldığında
bu ilaçlar da soluk darlığına neden olabilir. Tedavide inhalasyon
tarzında antikolinerjik ilaçlar etkilidir (Atrovent gibi). Beta agonistlerin
ise tedavi edici yönü yoktur (rahatlatıcı ilaçlar).
2. Anjiotensin Konverting Enzim İnhibitörleri
(AKEİ) Hipertansiyon veya kalp yetmezliği tedavisinde son zamanlarda sıkça
kullanılan AKEİ olarak Türkiye'de ilk olarak piyasaya çıkan ilaçlar captopril
(kapril, kaptoril, lopril), enalapril (enapril, konveril, renitec, vasolopril)'dir.
AKEİ'ne bağlı öksürük sık görülür. Yapılan bir çalışmada captopril ile
%1.4'den %25'e kadar çıkan oranlarda öksürük bildirilmiştir. Yapılan çalışmalar
ile altta yatan hava yolu hassasiyetinin öksürük gelişmesine sebep olduğu
belirtilmektedir. Ayrıca AKEİ'nin kullanılması sırasında da hava yolu hassasiyeti
gelişmekte veya ağırlaşmaktadır. Hastalar sürekli ve bazen oldukça rahatsız
edici kuru bir öksürükten yakınırlar. Öksürük, ilacın başlanmasından itibaren
birkaç gün içinde veya bir yıla kadar geçen bir süre içinde başlayabilmektedir.
Tedavide ilacın kesilmesi gerekmektedir. Çeşitli araştırmalarda öksürüğün
Sulindac, Steroid ve Kromolin ile yatıştığı bildirilmiştir.
Son zamanlarda piyasada İnhibare,
Silazapil, Coversyl (perindopril) gibi geliştirilmiş yeni ürünlerin nadir
olarak öksürük yaptığı belirtilmekteyse de yine de bu ilaçların aynı gruptan
olduğu unutulmamalıdır.
B - Göz İlaçları:
Göz hastalıklarının tedavisinde kullanılan
bir takım ilaçların akciğerlerde yan etkilere yol açtığı bilinmektedir.
En iyi bilinen yan etkiler astma krizlerinin şiddetlenmesi ve duyarlı kişilerde
soluk darlığına neden olmasıdır. Yan etkilerin çoğu gl6kom (karasu) tedavisi
sırasında kullanılan göz damlaları sonucu meydana gelmektedir. Bu ilaçların
%80-90'ı 1-2 dakika içinde gözden atılmakla beraber, vücutta yan etkilere
neden olabilecek yeterli miktardaki ilaç, göz yaşı kanalları ve bütün içinden
emilmektedir. Glokom tedavisi için sık olarak kullanılan ilaçlar ve oluşturdukları
etkiler şunlardır:
1. Beta-bloker
ilaçlar -Timolol maleate (Imol, Timoftal, Timoptic, Timosol)
Timolol glokom tedavisinde en sık kullanılan ilaç grubunu oluşturmaktadır.
Selektif olmayan güçlü bir beta-bloker ilaçtır. Hava yolu hassasiyeti olanlarda
astma krizlerinin ortaya çıkması, ağırlaşması ve soluk darlığına neden
olmaktadır. Yine yaşlılarda, astma, kronik bronşit, amfizem gibi akciğer
hastalığı olanlarda soluk daralması sık olarak gelişmektedir. Hastaların
%5-10'unda şiddetli yan etkiler nedeniyle ilacın kesilmesi gerekebilmektedir.
Belirtiler dakikalar içinde gelişmekte yaklaşık 2 saatte en yüksek seviyeye
çıkmaktadır. İlk dozdan sonra solunum durması gelişen hastalar rapor edildiği
gibi astmalı hastalarda kriz tablosu da ortaya çıkabilmektedir .
-Betaxolol (Betoptic) ve levobutonolol
(betagan liqui filim)
Glokom tedavisinde kullanılan iki
yeni beta-bloker damla olup bunlardan betaxolol'un timolol ve levobutonolol'dan
daha az olarak astmalı hastalarda soluk daralmasına yol açtığı belirtilmektedir.
Tedavide inhalasyon (içe çekme) yolu ile kullanılan bronkodilatör ilaçlar
(beta-agonistler, antikolinerjikler) önerilmektedir. Eğer bu ilaçların
kullanılması kesinkes gerekiyorsa ilk doz doktor gözetiminde verilmeli,
hastalar bu ilaçları kullandıkları süre içinde yakından takip edilmelidir.
2. Direkt
etkili parasempatomimetik ilaçlar (asetükolin benzeri)
Glokom tedavisinde kullanılan direkt
parasempatomimetik etkili ilaçlardan.
-Pilokarpin (Pilokarsol, Pilosel)
ve karbakol'un soluk daralmasına yol açtığı gösterilmiştir. Kronik bronşitti
hastalarda karbakol ile timolol'la olandan daha az şiddette soluk daralması
da rapor edilmiştir. Daha önceleri glokom tedavisinde kullanılan metakolin,
şimdilerde bu amaçla kullanılmamaktadır. Metakoline bağlı soluk daralması
gayet iyi bilinmekte olup halen astma tanısında inhalasyon yolu ile verilerek
test amacı ile kullanılmaktadır.
3. Indirekt
etkili parasempatomimetik ilaçlar (antikolinesteraz ilaçlar)
Bu ilaçlardan glokom tedavisinde
kullanılan ekotiyofat iyodürün hassas kişilerde soluk daralması ve soluk
durmasına yol açtığı belirtilmiştir. Yine bu tür ilaçlardan myasteni gravis
tedavisinde kullanılan piridostigmin (Mestinon) ve neostigmin (Neostigmin,
Prostigmin, Plantlgillin) ile de hassas kişilerde soluk daralması beklenmelidir.
4. Sempatomimetik
amin ilaçlar
Açık açılı glokom tedavisinde kullanılan
dipivefrin hidroklorür (Propine solüsyon)'un astma krizini açığa çıkardığı
bilinmektedir. Daha sonra açıklanacağı gibi ilacın terkibindeki koruyucu
olarak kullanılan sodyum metabisülfit'in bu durumdan sorumlu olduğu bulunmuştur.
5. Diğer
ilaçlar
Göz hastalıklarının tanısında kullanılan
suda eriyen bir boya olan sodyom.floressein ile göz içi iltibaplarının
tedavisinde kullanılan indometazin göz damlalarının astma krizlerini ortaya
çıkardığı ve soluk daralmasına yol açtığı belirtilmektedir. Yine mevsimsel
olarak alerjik konjunktivitlerin tedavisinde yüzeysel kullanılan kromolin
sodyum damlalarının da çok ender olarak alerjik reaksiyonla astma krizlerine
yol açtığı hatırlanmalıdır .
C: İskelet
kast gevşeticileri (nöromüsküler blokörler) Anestezi sırasında
iskelet kasının gevşemesi ve cerrahi işlemlerin kolaylaştırılması amacıyla
kullanılır. Bunlar; alkuronium, atrokurium (Tracrium), dtübokürar, vekuronium
(Norcuron)'dur. Anestezi esnasında soluk darlığı seyrek olarak görülür.
Bir çalışmada atrokurium kullanıldığında %0.1 oranında rapor edilmiştir.
Pankuronium'un (Pavulon) astmalı hastalarda seçilecek ilaç olduğu belirtilmişse
de bu ilaç da soluk darlığına neden olmaktadır. Uzun etkili bir antikolinesteraz
olan ekotiyofat iyodür kullanan hastalarda süksinil kolin (Lystenon) ile
iskelet kast gevşetildiğinde uzun süreli soluk daralması ve soluk durması
rapor edilmiştir.
D - Aspirin
ve diğer anti-romatizmal ve ağrı kesiciler
Tüm astmalı hastaların hastalığın
derecesine göre %4 ila 2S'inde aspirin veya benzeri ağrı kesicilere duyarlılık
mevcuttur. Sinüzit ve burunda polip olan astmalılarda ise bu oran %30-40'dır.
Aspirin benzeri (non-steroid anti inflamatuar) ilaçlar son yıllarda ülkemizde
oldukça sık kullanılmaktadır. Bunlardan en sık kullanılan bir bölümünün
madde ve ürün isimleri aşağıdadır.
a. İndometazin (Bndol, Endomet, Endosetin,
lndocid-R, Romacid)
b. İbuprofen (Artril, Algifen, Brufen,
Nmofen)
c. Naproksen (Apranax, Aprol, lnoprol,
Naprosyn, Napren, Naproks)
d. Piroksikam (Feldoks, Oksikam,
Piroksan, Felden ve Felden Flush).
e. Tenoksikam (Tilkotll)
f. Diklofenak sodyum (Yoltaren)
g. Fenilbutazon (Butazolidin, Artos,
Alkazon) h. Tolmetin (Tolectin)
Aspirine bağlı soluk daralması genellikle
30 veya 40 yaşlarında. kadınlarda daha sık olarak görülür. Çocuklarda da
rapor edilmektedir. Ailesel yakınlıktan bahsedilmektedir. Hastalarda astma
görülmeden önce al1erjik nezle hali gelişmektedir. Belirtiler genellikle
ilacın alınmasından dakikalar veya saatler içinde ortaya çıkar. Bunlar;
gözlerde sulanma ve kızamıa, borun akıntısı, yüzde kızarıklık ve bunları
takip eden soluk daralmasıdır. Aspirin duyarlılığı olanlarda indomelazin
içeren göz damlalarının kullanılması ile ciddi astma krizleri görülebilir.
Tedavide beta-agonist spreyler, gerekirse ek-.doz steroid ve aıninotilin
kullanılır. Aspirin alımından önce kromolin sodyum verilmesi soluk darlığında
kısmen azalına sağlayabilir. Tavegyl türü anti histaminikler soluk daralması
dışında diğer yakınmaları kısmen veya tamamı yakın olarak önlemektedir.
Esas olan bu ilaçlardan kaçınmaktadır. Eğer mutlaka kullanılması gerekiyorsa
duyarsızlaştırma (desensitizasyon) yapılabilir. Aspirin hassasiyeti olan
hastaların az bir kısmında asetaminofen (Minoset, Paranox, Terınalgine,
Parol, Vermidon vb.), hidrokortizon ve asetillenmemiş salisilatlara (Entersal,
Tifenso, Analsedin) karşı duyarlılık rapor edilmiştir.
E - İlaçlar
röntgen incelemeleri (kontrast ilaçlar)
Radyolojik tetkiklerde kullanılan
çeşitli ilaçlara bağlı (kontrast ilaçlar) yan etkiler eskiden beri bilinmektedir.
14000 incelemenin birinde şiddetli yan etkiler meydana gelmekte, bunların
da %12'sini soluk daralması oluşturmaktadır. İlginç olarak bu hastaların
çoğunda alerji öyküsü olsun veya olmasın, özel aletlerle saptanabilen bir
hava yolu daralması gelişmektedir. İlacın verilmesinden sonra ilk 4-5 dakika
içinde hava yollarında daralma oluşmakta, 30 dakika içinde normale dönmektedir.
Önemli belirtiler ise sıklıkla önceden alerji öyküsü olanlarda görülmektedir.
Daha önce ilaç verilmeyenlerde görülebileceği gibi, tekrarlayan incelemelerde
yeniden oluşmayabilir. Soluk daralmasından ayrı olarak bu ilaçlarla yapılan
incelemelerde öksürük de görülmektedir.
F. İçe çekme
(inhalasyon yolu) ile kullanılan ilaçlar
Öksürük ile birlikte soluk darlığı,
ölçülü dozda püskürtme sağlayan ilaçlarla nadir de olsa meydana gelebilmektedir.
Bu durum ilaçların içindeki çeşitli katkı maddelerine bağlanmaktadır .
GIDALAR VE KİMYASAL KATKI MADDELERİ
Metabisülfit yüzyıllardan beri yiyeceklerin
hazırlanması ve korunmasında kullanılmaktadır. Normal kişilerde yüksek
miktarlarda alınmasına rağmen aşikar bir yan etki meydana getirmediği için
ABD dahil birçok ülkede kullanımı serbesttir. Sülfür dioksit veya sülfit
içeren yiyecekler şunlardır:
-kurutulmuş ve paketlenmiş meyveler,
meyve suları
-bira, şarap vs gibi fermantasyon
ürünü içecekler
-turşu ve salamuralar
-sucuk, hazır salatalar, patates
cipsleri
-karides ve diğer deniz ürünleri
-işlemden geçmiş hazır yiyecekler
Sülfür dioksit gazi ile sülfit iyonları
hassas kişilerde hava yollarında daralmaya neden olan güçlü faktörlerdir.
Sülfitler ilaç endüstrisinde de kullanılmaktadır. Daha öncede belirtildiği
gibi bir takım aerosol ilaçlar ile bulantı ve kusmalarda kullanılan metoklopramid
(metpamid) ampulleri bileşiminde sülfit mevcuttur. Bu ilaçlarla da soluk
darlığı rapor edilmiştir. Genel olarak astmalı hastaların %5'inde astma
ataklarının sülfitlerle ortaya çıktığı bildirilmektedir. Tedavide metabisülfit
içeren yiyeceklerden kaçınmak gerekmektedir.
Metabisülfit dışındaki diğer katkı
maddeleri de astma krizlerine neden olabilmektedir. Tartrazin gıda ve meşrubatlara
sarı renk vemrek için kullanılır. Aspirin allerjisinin birlikte görüldüğü
vakalarda astma krizini ortaya çıkarabilir. Çin 10kantalarında lezzet verici
olarak kullanılan soya ürünlerindeki katkı maddesi olan sodyum glutamad
da sülfitler gibi soluk daralması yaptığından "Çin Restoram Astması" denilen
özel bir tablo oluşturmaktadır. Yine yapay besinleri daha cazip hale getirmek
için kullanılan ve kırmızı renk veren amaranth, mavi renk veren indigotin
ve diğer azo veya azo olmayan boyalar ile de astına krizleri bildirilmiştir.
Doğal protein yapısındaki antijenik
gıda maddelerinin de astına krizlerini ortaya çıkarması her zaman olasıdır.
Yer fıstığı, Hindistan cevizi, mısır, balık, yumurta, süt ve muzun ender
olarak astma krizlerini uyardığı bilinmektedir.
SONUÇ
Günümüzde çok çeşitli ilacın kullanımı,
hava kirliliği, hızlı yaşam koşulları nedeni ile hazır veya çabuk hazırlanabilir
yiyeceklerin artan şekilde tüketilmeye başlanması ve çeşitli kimyasal katkı
maddeleri ile karşılaşmanın astma sıklığını arttıracağı açıktır. Hastalara,
krizleri ortaya çıkaran etkenlerden mümkün olduğu kadar uzak durmaları
önerilmeli ve yeni bir ilaç başlanması halinde hastanın yakın takibi yapılmalıdır.
Copyright © SAGLIKCILARPORTALI Yayıncı Firmalardan İzin alınarak. Yayınlanabilir.