Motorsiklet
- Bisiklet Kazaları
Hazırlayan: Doç. Dr. İ. Hamit
Hancı, Ahmet Can İşcanlı
Klasik bir dize vardır. “Oğlunuzun
son yaş günü için ona bir motosiklet alınâ€. Bu aslında bir anlamda motosiklet
kazalarını özetler. Motosiklet, görünüşü açısından, tabiatında var olan
bir tehlikeye sahiptir. Otomobil ile yapılan kazalar ufak yaralanmalar
ile sonuçlanabilirken, motosiklet ile yapılan kazaların sonu genellikle
ölümdür.
Otomobili içeren kazalarda, bireyin
başına gelebilecek en tehlikeli şey, kişinin arabadan fırlamasıdır. Motosikleti
içeren kazalarda ise motosikletin her zaman onu yöneteni veya yolcusunu
fırlatıp atmasıdır. Motosiklet kazalarından ölenlerin tipik ölüm sebepleri
baş veya boyun yaralanmaları veya bunun daha ileri çeşitleridir. Sık sık
ve temelde olanlar geniş ölçüde kafatası kırıklarıdır. Yaralanmalara, araçtan
fırlamayla ve yere veya başka bir objeye mesela lamba direğine toslama
ile oluşur. Eğer birey koruyucu kask veya giysi giymiyorsa, yerde kaydıkça
vücuduna sürtünme yüzünden aşınmalar meydana gelir. Bu alanda meydana gelen
yarılmalar, tipik kanamalar meydana getirir. Çünkü bu yaralanmalar üstün
körüdür ve deriyle sınırlıdır. Motosikletin arka tarafından düşen yolcularda
ise tipik olarak kafanın arkasında yırtılmalar (laserasyon) beyin ön lob’unda
yaralanmalar kafa kaydesi kırıkları, sırt ve dirsekte sürtünme yüzünde
aşınmalar meydana gelir. Eğer kişi yuvarlanmışsa, yüz bölgesinde aşınmalar
meydana gelir. Motosiklet kaskları, düşük hız kazalarında kafa travma olayını
azaltırken, orta ve yüksek hızlarda kafanın dağılmasını önler. Motosiklet
kazalarının en fazla görülen sebebi ise alkol ve/veya ilaçlar, çevresel
faktörler (yağ sızıntıları, yoldaki tümsekler), dikkatsiz sürüş, araba
sürücülerinin motosikleti görmeme hatalarıdır.
Bir çok motosiklet sürücüsünün yollarda
kuleleri ve direkleri desteklemek için bırakılan kablolar veya tellerden
dolayı öne fırladıkları veya kollarının kazaya uğradıkları görülmüştür.
Yaralanmalar, sürücü kablo veya teli görmediği zaman meydana gelmektedir.
Kesilmiş uvzuların incelenmesi sonucunda yaralanmaya uğrayan kısımların
sanki bir bıçakla yapılmışçasına keskin olduğu görülmüştür. Bazen, motosiklet
sürücüsü önünde duran bir araba gördüğünde ve zamanında duramayacağını
bilerek, çarpmaktan korunmak için motosikleti araca doğru yan yan kaydırmaya
çalışır. Bu gibi durumlarda motosikleti herhangi bir hasardan korumak için
bunun etkili olduğu belirtilmiştir. Ne yazık ki bu durumda motosiklet sürücüsü,
çenesi tampona asarak veya boyun eklemini kırarak öndeki arabanın altına
girer. Otomobil sürücüleri, motosiklet sürücülerini;ya onların alçak profillerinden
dolayı ya da motosiklet alışık olmadıklarından görmezler. Otomobiller motosikletin
önünden dönerler ve motosiklet de arabaya çarpar. Bir kavşağa doğru giden
otomobillerde motosikleti görmeme hatasına düşerek ona çarparlar. Tecrübeli
motosiklet sürücülerinden çoğu araba süren bireylerin onları görmediğini
bilir.
Bireysel motosikleti içeren kaza durumda
motorsiklet kayabilir veya ters dönebilir. Taban ile kontak zamanında ise
yakıt tankı patlar, mekanik ve ısıya bağlı yaralanmalar oluşabilir.
Bisiklet
Kazaları
Bisiklet sürücülerini içeren kazalar,
genelde dikkatsizlik ve tecrübesizlik durumundan doğar. Sürücü aracın kontrolünü
kaybeder ve yere düşer. Genel olarak yaralanmalar yumuşaktır, fakat bazen
bunlar ciddi olduğu gibi kemik kırılmalarına veya bir takım yumuşak doku
lezyonlarına yol açarlar. İkinci durum genelde sürücünün derisi ile yol
yüzeyi arasındaki sürtünmeden ortaya çıkar. Sıcak havada bu yüzeyin sıcaklığı,
çocuğun hassas derisini yakmaya yol açabilir.
Bisiklet sürücülerine yabancı gelmeyen
yaralanma çeşidi ise bisiklet tekerleğinde gerçekleşebilir. Çocuk bisikletten
düşer, bacağını ve ayağını bisiklet telleri arasında zorlar. Benzeri kaza,arka
tekerliğin üzerinde oturan veya tutacak demirleri üzerinde seyahat eden
yolcularda gerçekleşebilir. Sonuç ise bacaktaki yumuşak dokuların ezilmesidir.
Eğer bisiklet sürücüsü, motorlu araç
tarafından çarpılırsa, ilk önce aracın çarptığı yerde çarpmadan dolayı
bir yaralanmaya yol açar ve ikinci olarak yaya kaldırımı ile bisiklet arasındaki
çarpma noktalarından doğan yaralanmalar oluşur.
Bunları Biliyormuydunuz
?
İlk motosikletin 1885 yılında
yapıldığını
Motosiklet yol yarışları Dünya
Şampiyonasının 1949 yılından beri yapılmakta olduğunu
Lastiklerin motosikletin en önemli
aracı olduğunu;
Yumuşak bileşimli lastiklerin ısındıkça
yere yapışıp kavrama gücünü arttırdığını;Ancak lastikler aşırı ısınmaya
başladığında, hız arttığında yada viraja girildiğinde kayma tehlikesinin
arttığını;
Lastiğin yapımında çok sert bileşimler
kullanıldığında lastiğin aşınmasının önlenmiş olduğunu ancak lastiğin yolu
kavrama gücünün azaldığını