Kistik
Fibrozis
Hazırlayan : Prof. Dr. Nural Kiper
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD
Göğüs Hastalıkları
Ünitesi ve Çocuk Solunum Yolu Hastalıkları ve Kistik Fibrozis Derneği
Kistik
Fibrozis Nedir?
Kistik Fibrozis kalıtsal (ailevi geçiş
gösteren) bir hastalıktır. Doğumdan itibaren birden çok organımızı etkileyerek
bu organlarda fonksiyon (işlev) bozukluklarına yol açar. Kistik fibroziste
esas olarak etkilenen organlarımız dış salgı bezlerinin bulunduğu organlarımızdır.
Akciğer, pankreas, barsak, ter bezleri dış salgı bezlerinin en çok yer
aldığı organlardır. Normalde dış salgı bezlerinin ince ve akışkan salgısı
vardır. Bu salgılar ile akciğerlerin temiz ve sağlam kalması sağlanır;
toz ve yabancı cisimler, mikroplar bu akıcı salgı ile atılabilirler. Kistik
fibrozisli hastalarda ise bu salgıların kıvamı artmış olup, akcı özelliğini
kaybederler.
Bu sebeple kistik fibrozisli hastaların
balgam çıkarması güçleşmiştir. Küçük hava yollarının balgamla tıkanması
sonucu akciğer rahatsızlıkları oluşur (öksürük, hırıltı, zatüre, bronşit
gibi). Pankreas denilen organımız ağızdan alınan besin maddelerinin sindirilerek
vücuda yararlı hale gelmesini sağlayan dış salgılar (enzimler) salgılarlar.
Kistik fibrozisli hastaların büyük çoğunda bu salgıların hastalık nedeniyle
salınamaması veya kanallardaki tıkanıklıklar nedeniyle barsaklara akamaması
sonucu alınan besinler sindirilemez. Bol miktarda, kötü görünüşlü-yağlı,
fazla sayıda, pis kokulu dışkı oluşur, hastalarda karın şişliği ve gaz
oluşur, tedavi edilmezse yeteri kadar kilo alamaz ve büyümeleri geri kalır.
Yine hastaların ter bezlerindeki bozukluk
nedeniyle terleri normal çocuklara göre daha tuzludur. Fazla tuz kaybetmeleri
özellikle sıcak ve kuru havalarda fazla terleme sonucu çocuğu susuz bırakıp
sorun oluşturabilir. Böyle durumlarda önerildiği şekilde tuz ve sulu gıdaların
fazla alınması gerekir.
Kistik
Fibrozisin Nedeni Nedir?
İnsanı oluşturan her özelliğin (saç-göz
rengi, boy, organ fonksiyonları gibi) belirlenmesinden sorumlu yapı taşlarına
“gen†denilmektedir. Bu yapı taşlarımız annemiz ve babamızdan bize aktarılır.
Her özelliğimiz biri anneden biri babadan aktarılan iki genle belirlenir.
Bir bebekte kistik fibrozisin ortaya
çıkması için hem annenin hem babanın hasta yapı taşının (genin) bir araya
gelmesi gerekir. Anne hastalık bulgularını göstermez. Çünkü iki yapı taşından
biri sağlamdır. Baba da hastalık belirtilerini göstermez, ondada iki yapı
taşından biri sağlamdır. Bu anne ve babaya “taşıyıcı†(hastalık genini
taşıdıkları için) denilmektedir. Taşıyıcı anne ve babadan doğacak her bir
çocukta dörtte bir ihtimalle hasta olacaktır.
Anne ve Baba
Taşıyıcı Olduğunda Çocukların Hasta Olma İhtimali
Bir hasta çocuğun olması ondan sonra
doğacak üç çocuğun hasta olmayacağı anlamına gelmez. Hasta çocuktan sonrada
her çocuk dörtte bir ihtimalle hasta doğar. Hasta çocuk doğumdan beri hastadır.
Hastalık bulaşıcı değildir.
Anne Karnında
Hastalığın Tanımlanması
Bebek anne karnında iken gebeliğin
belirli haftalarında anne karnından alınan su veya başka örneklerle tanısı
konur. Bu işlemin hem anneye hem de bebeğe zararı ihmal edilecek kadar
azdır. Bebeğin hasta olduğu saptanırsa ailenin izni ile düşük yapılır.
Belirtiler
Akciğerler
ile İlgili Olanlar (Solunum Sistemi ile İlgili)
Sık ve uzun süreli öksürük
Fazla miktarda balgam
Sık tekrarlayan hırıltı soluma
Zatürre ve bronşit gibi sık tekrarlayan
akciğer enfeksiyonları
Nefes alıp vermede zorlanma
Oynarken çabuk yorulma, nefes daralması
Düzelmeyen sinüzit ve nazal pdip
Mide
ve Barsaklarla İlgili Olanlar (Sindirim Sistemi ile İlgili)
Yeni doğan bebeğin ilk kakasının katı
ve barsaklara yapışık olması nedeniyle kaka çıkaramaması.
Kaka ile yağların fazla miktarda atılmasına
bağlı olarak sık, kötü kokulu, fazla miktarda kaka olması.
Barsakların genişlemesine bağlı karın
ağrısı ve karında huzursuzluk fazla olur.
Yağların yeterince emilememesine bağlı
olarak fazla gaz ve karın şişliği oluşur.
Hastaların iştahları iyi olmasına rağmen
iyi kilo alamazlar, kilo kaybedebilirler. Besinler yeteri kadar emilemez.
Besinlerin iyi sindirilememesi ve salgıların
katı olması nedeniyle ileri yaşlarda da barsak tıkanmaları olabilir.
Tanısı
Nasıl Konur ?
Kistik fibrozisli hastaların çok
değişik şikayetleri olabilir. Hastalarda ter testi denilen terde tuz yüksekliğini
gösteren test ile tanı konur. Tanı konan hastaların genlerine (yapı taşlarına)
bakılarak bozukluğun yeri bulunmalıdır.
Bazı aileler çocuğun terinin fazla
tuzlu olması nedeniyle, bazı aileler ise hasta kardeşlerinin olması nedeniyle
başvururlar. Tanı almış hasta kardeşi olanlarda anne karnında hastalık
tanısı konarak ailenin isteği ile düşük yapılır, bebek hasta değilse doğurtulur.
Kistik
Fibrozisli Hastaların Tedavisi
Tedavide Amaç hasta çocuğun yaşam
kalitesini yükseltmek, tamamen sağlıklı bir çocuk yaşantısının sağlanmasına
yardımcı olmaktır.
Tedavi Ömür Boyu devam edecektir.
Tedavi Bir Ekip İşidir: Ekipte
çocuk doktoru, hemşire, fizyoterapist, diyetisyen, çocuk ruh sağlığı uzmanı
bulunabilir.
Tedaviden Sorumlu Olan Kişiler Yalnızca
Doktorlar, Hemşireler, Diyetisyenler ve Fizyoterapistler değildir.
Ailenin de (anne-baba-kardeşler) tedaviye yardımcı olmaları, hatta tamamen
tedavi edici takımın içinde yer alması gereklidir. Hastaların da yaşları
büyüdükçe tedavi sorumluluklarının üstlenmesine çalışılmalıdır.
Amaç; akciğer enfeksiyonlarının
erken ve uygun şekilde tedavi edilmesi, barsaklarda eksik olan, besinlerin
emilimini sağlayan enzimlerin ağızdan verilmesidir.
Beslenme
Büyüme
Hasta bebeklerin beslenmelerinde anne
sütü uygun bir gıdadır. Ancak bu bebeklerin büyümesi için normal bebeklerden
daha fazla gıdaya (enerjiye) ihtiyaçları olması nedeniyle ek mama verilebilir.
Mamalar ve diğer besinlerle beslenirken daha fazla enerji ve uygun mamaların
verilmesi için hastaların diyet bölümünce izlenmesi gerekir. Gerektiğinde
yemeğe yüksek enerji mamalar eklenir.
Kistik fibrozisli hastaların A, D, E,
K vitaminlerini emilimlerinde bozukluk olduğundan bu vitaminlerin doktorun
önerdiği şekilde alınması gerekir.
Tuz kayıplarının sıcak ve kuru havalarda
fazla olması nedeniyle hastanın susuz ve tuzsuz kalmaması için önerilen
miktarda fazla su ve tuz almaları gerekir. Bulundukları ortamın nemlendirilmesi
yararlı olur.
Barsaklardan besinlerin emiliminin artırılması
için eksik olan enzimlerin ağızdan alınması gerekir. Alınacak enzim miktarı
yaşa ve kiloya bağlı olmayıp enzim eksikliğine bağlıdır. Genellikle alınacak
enzim miktarı hastadan hastaya değişir ve karın şişliğini, kakanın sıklığını-kötü
kokusunu azaltmaya ve kilo alımına göre ayarlanır. Enzimler beslenmeden
önce verilir, çiğnemeden yutulur. Ağızda uzun süre kalırsa dişeti ve dili
rahatsız eder. Besinlerle karıştırılarak verilebilir. Besinlerle karıştırıldıktan
sonra 30 dakikadan fazla bekletilmez.
Akciğerlerle
İlgili Rahatsızlıkların Tedavisi
Kistik fibrozisli hastalarda zatürre
ve bronşit gibi hastalıklar sık görülür. Hastanın öksürmesi, balgamının
artması, erken yorulması, iştahının azalması, kilo alamaması veya kilo
kaybetmesi, ateş, huzursuzluk, soluk alıp vermesinin hızlanması, halsiz
olması, daha az oyun oynaması akciğer hastalığının belirtisi olabilir.
Bu şikayetler olduğunda doktoru aranarak önerilere uyulmalı, muayene sonunda
önerilen antibiyotik tedavisine önerilen miktarda, önerilen şekilde ve
önerilen sürede devam edilmelidir.
Hastaların balgamlarının söktürülmesi
amacıyla fizyoterapistin gösterdiği şekilde çocuğun göğsüne, çocuk değişik
pozisyonlarda iken vurulmalıdır. Bu işlem günde en az iki öğün yapılmalıdır.
Akciğer rahatsızlığı olduğunda bunun sayısı arttırılır. Balgam çıkarmasını
kolaylaştırmak için önerilen balgam söktürücü ilaçlar kullanılır. Gerektiğinde
tedaviye nefes açıcı ilaçlar eklenir.
Çocukların bulundukları ortamın %50 oranında
nemlendirilmesi uygun olacağından buhar makinesi kullanılır. Tozlu ve sigara
içilen ortamlarda bulunmamaları, evde sigara içilmemesi gerekir.
Hasta ve gripli kişilerden uzak durmaları
uygun olur.
Kızamık, suçiçeği gibi önemli hastalıkları
geçirirken doktorlarının haberi olmalıdır.
Aşı takvimleri normal çocuklarda olduğu
gibidir. İlave olarak grrip, H. İnfluenza ve pnömokok aşılarının yapılması
uygun olur.
Normal okula devam edebilirler.
Her türlü sporu yapabilirler (dalma hariç),
ortamında toz ve duman olmayan, çok ağır iş gücü gerektirmeyen her türlü
işte çalışabilirler. Hareketle balgam sökmeleri kolay olacağından istirahate
zorlanmamalıdır.