Otitis Media
Hazırlayan: Doç. Dr. Umut Akyol
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı
Orta kulak iltihapları kanser ve
AIDS gibi ölümcül ve korkutucu olmasalar da aslında görülme, sıklıkları
ve neden oldukları maddi, manevi sıkıntılar, iş-güç kayıpları ve uzun vadeli
sakatlıklar nedeni ile çok daha önemli bir sağlık sorunu oluştururlar.
Tıp dilinde otit (otitis) kulak iltihabı için kullanılan genel bir terimdir.
Genellikle kulak ağrısı, işitme kaybı gibi ortak belirtileri olan otitleri
yani kulak iltihaplarını 3 ana bölümde inceliyoruz.
Dış kulak
yolu iltihapları (otitis eksterna)
Dış kulak yolunda tıkanıklık ve buna
bağlı işitme azlığı, özellikle kulak kepçesini hareket ettirmekle artan
ağrı ve akıntı ile karakterli dış kulak yolu iltihaplarını daha çok rutubetli
iklimlerde ve infekte havuz ve deniz suyunda yüzenlerde görüyoruz. Dış
kulak yolunun en temel nedeni hastanın kendi neden olduğu kulak travması
yani kulak karıştırmaktır. Ne kaşımak, ne temizlemek, ne kurulamak için
kulağınıza pamuklu özel çubuklar dahil hiç bir şey sokmayınız. Kulak kendi
kendini temizler, korumaya karıştırmaya ihtiyaç yoktur.
Orta kulak
iltihapları (otitis media)
Özellikle çocuklarda çok sık görülen
hemen her çocuğun en az bir kez bazen defalarca geçirdiği orta kulak iltihapları
kulak ağrısı, ateş, işitme kaybı ile karakterlidir. Bebeklerde huzursuzluk,
kulak çekiştirme, sıklıkla görülür. Genellikle bir nezle sonrası ve sonbahar
kış aylarında görülür ama her zaman ve herkes de görülebilir. Nezle esnasında
burnu tıkayarak hıçkırma, hapşırma orta kulakta iltihabı başlatacak mikropların
kulağa girmesine neden olabilir.
Bir diğer önemli orta kulak iltihabı
türü orta kulakların havalanma ve direnajını dolayısı ile işitmenin en
iyi düzeyde olmasını sağlayan Östaki borularının tam çalışmamasına bağlı
kulak zarı arkasında orta kulak boşluklarında sıvı birikmesi , yani effüzyonlu
otitis mediadır. Kendisini ağrı, ateş gibi iltihap belirtileri ile göstermeyen
ve kolayca fark edilmeye bilinen sıvı toplanması hastada işitme kaybına
neden olur. Genellikle küçük çocuklarda geniz eti büyümesi, ve buna bağlı
burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma ile birlikte görülür. Sürekli ağzından
nefes almak zorunda kalan, burnu hep tıkalı ve akan, gece horlayan ya da
fışırtılı soluyan çocuklarda geniz etinden kuşkulanılmalı ve hekime
başvurulmalıdır.
Kronik otit dediğimiz hastalık ise
kulak zarında delik ve aralıklı ya da sürekli akıntı ve işitme kaybı ile
giden bir hastalıktır. Özellikle sürekli pis kokulu bol akıntı ile seyreden
otitler menejit, beyin apsesi gibi ölümcül durumlara neden olabilir ve
vakit geçirmeden ameliyat ile kontrol edilmeleri gerekir.
Üzerinde durulup, zamanında tanındığında
kolayca tedavi edilebilecek bu hastalıkların tanınmaması ve tedavi edilmemesi
durumunda çocukta işitme kaybı ortaya çıkar. Özellikle 0-6 yaş arasında
ortaya çıkabilecek bu işitme kaybı varlığında ise çocuğun işitmesi ve gelişmesi
geri kalabilir. Çocuğun sosyal yaşamına, iletişim ve öğrenme potansiyelini
tam olarak kullanmasına engel olacak bu işitme kaybı erken yaşlarda kontrol
edilmediği durumlarda ise bu olumsuzluk ileri yaşlarda kalıcı olarak yer
edecektir.
İç kulak
iltihaplanmaları
İç kulak iltihaplanmaları ise genellikle
işitme kaybı, dengesizlik, baş dönmesi ve çınlama ile karakterlidir.
Kulakla ilgili bu hastalıkların varlığında
vakit geçirmeden bir hekime başvurmak gerekir. Kulak ağrısı her hekimin
öncelikle bakmak zorunda olduğu acil bir durumdur. Sık geçirilen rahatsızlık,
tedaviye rağmen iyileşmeme ve işitme kaybı gibi durumlarda bir kulak burun
boğaz hekimine başvurmak kalıcı bir hasarı engelleyici hatta hayat kurtarıcı
olabilir.