Serebral Paralizi
(Beyin Felci)
Hazırlayan:
Yrd. Doç. Dr. M. Kerem, Hacettepe Üniveristesi
Fizik Tedavi
ve Rehabilitasyon Yüksek Okulu
Serebral
Paralizi (Beyin Felci) nedir?
Serebral Paralizi’nin
(SP) literatürde bir çok tanımı vardır. Ancak çok genel anlamıyla bir tanım
yapacak olursak, doğum öncesi, doğum sırasında ya da doğum sonrası herhangi
bir nedenle beynin hasar görmesi sonucu oluşan motor (ve bazı durumlarda
mental) bozukluktur.
SP adale tonusunda
bozukluk, anormal postür (duruş bozukluğu) ve bozuk hareket görünümüyle
karşımıza çıkar. SP gelişimsel bir bozukluktur. Motor fonksiyonlarda bozukluğun
yanında, duyu bozukluğu (sensory disfonksiyon), nistagmus, strabismus (gözde
kayma, titreme gibi bozukluklar), zeka geriliği (mental retardasyon), davranış
bozuklukları, öğrenme güçlükleri, dil-konuşma bozuklukları ve ağız-diş
problemleri de görülebilir.
SP’nin tanımı
ve tedavisinde önemli bir araştırmacı fizyoterapist olan Bobath, SP’yi
"henüz gelişmemiş beyinde ortaya çıkan lezyonun santral (merkezi) sinir
sistemi oluşumunu etkilemesi" olarak tanımlamaktadır.
Beyinde motor
bölgenin (kol-bacakların tam kullanımı, yürüme, yemek yeme, merdiven çıkma
gibi günlük yaşamı sürdürmeye yarayan hareket yeteneğini sağlayan beyin
bölgesi) gelişimi 7-8 yaşlarında tamamlanır. Hamilelik döneminin başlangıcından
7-8 yaşlarına kadar beyinde oluşabilecek herhangi bir problem bu bölgenin
fonksiyon bozukluğu olarak karşımıza çıkar. Ortaya çıkan tablo ise Serebral
Paralizi olarak adlandırılır.
SP’de beyin
hasarı ilerleyici değildir. Fakat ortaya çıkan sorun ömür boyu devam eder.
SP’nin
görülme sıklığı
SP’nin görülme
sıklığı hakkında çok net bilgiler olmamakla birlikte, ABD’de ölçülen oranlar
dünya geneli için bir kıyaslama olanağı verebilir;
Amerika Serebral
Paralizi Derneği’nin verilerine göre, ABD’de toplam nüfusun % 0.2’si (1000’de
2) SP’li. Buna göre ABD’de yaklaşık 1.000.000 SP’li var. Bu rakama her
yıl 5000-7000 bebek ekleniyor.
Ülkemizde ise
bu konuda yeterli ve güvenilir bir istatistik olmamakla birlikte, toplam
nüfus içerisindeki SP’li oranının % 1.66 (600’de 1) olduğu tahmin edilmektedir.
Buna göre Türkiye’de yaklaşık 700.000 SP’li bulunmaktadır.
Türkiye’de oranların
fazla olması akraba evlilikleri, hamilelik döneminde geçirilen hastalıkların
fazla olması ve bakım şartlarının yetersizliği, doğum şartlarının olumsuzluğu,
bebek bakım hizmetlerinin yetersizliği, ilk çocukluk yıllarında bebeklerde
bulaşıcı ve ateşli hastalıkların fazlalığı ve beslenme yetersizliği gibi
nedenlere bağlanmaktadır.
SP’nin
Nedenleri
Doğum öncesi
nedenler
Genetik durumlar
Hamilelik döneminde
geçirilen enfeksiyonlar
Rubella, herpes.
Fetal anoksi (Bebeğin
anne karnında oksijensiz kalması; beyin kanamasına neden olur.)
Plesentanın gelişim
bozukluğu ya da erken ayrılması
Rh uyuşmazlığı
(eritroblasis fetalis, hemolitik anemi, hiperbilurunemi)
Metabolik hastalıklar
(diabetes mellitus, hamilelik toksemisi)
Gelişimsel bozukluklar
(vasküler ya da iskelet yapıda)
Beslenme bozuklukları
Sigara, alkol ya
da madde bağımlılığı
Annenin enzim veya
L-Dopa tedavisi görmesi
Akraba evlilikleri
Annenin aldığı
ilaçlar (Zorunlu hallerde, doktor kontrolü dışındakiler)
Hamilelik döneminde
geçirilen tıbbi müdahaleler (Diş çekilmesi, operasyon, röntgen vb...)
Doğum sırasında
oluşan nedenler
Zor doğum (Anoksi),
plesentanın erken ayrılması, plesenta previa, uzayan doğum.
İlaç sedasyonuna
bağlı asfiksi nedeniyle beyin kan damarlarında kompresyon ve yırtılma
Prematüre (erken
doğum), postmatüre (geç doğum)
Kordon komplikasyonları
Geliş anomalileri
(makat doğum, ayaktan geliş)
Forseps ya da vakumla
doğum
Doğum sonrası
(post-natal) nedenler
Düşük doğum kilosu
Vasküler hadiseler
ve intrakranial hemoraj
Kafa travması
Ensefelopati
Toksik durumlar
Kardiak arreste
bağlı anoksi
Nöbetler (Konvülzyon,
epilepsi)
Tümör
Viral ve bakteriyal
beyin enfeksiyonları
Sarılık (Hiperblirunemi)
Menenjit
Serebral
Paralizi'nin Erken Teşhisi
İnsan sağlığının
söz konusu olduğu tüm durumlarda olduğu gibi, SP’li vakalarda da teşhis
ve ardından yapılacak tedavi için mutlaka bir uzman kuruluşa başvurulmalıdır.
Ancak bebekte ortaya çıkabilecek ilk belirtilerin aile tarafından da kolayca
gözlenebileceği de unutulmamalıdır. SP’li vakalarda fizik tedavi ve rehabilitasyonun
başarısı için erken teşhis çok önemlidir.
SP nasıl
erken teşhis edilir?
Aileler bebeğin
gelişiminde en ufak bir gecikme ya da sapma gördüğünde, ya da aşağıdaki
belirtileri gözledikleri durumda derhal doktora başvurmalıdırlar.
SP’nin habercisi
olabilecek erken belirtiler
1 aylık
bebekte;
Sürekli ağlama
Emme bozukluğu
Israrlı ve sürekli
kusma
Çevresinden gelen
uyarılara cevap vermeme
Havale (Konvülzyon)
2 aylık bebekte
(yukarıdakilere
ek olarak);
Bulunması gereken
reflekslerin kaybı
Kaslarda aşırı
sertlik ya da gevşeklik
3 aylık bebekte;
Gözde kayma, titreme
Bebeğin sırtüstü,
baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durması
Bebeğin gülmemesi,
annenin yüzüne bakmaması
4 aylık bebekte;
Baş kontrolünün
olmaması
Gözde odaklaşmanın
sağlanamaması
Elin ya da ellerin
beş parmak içte kalacak şekilde yumruk halinde tutulması
Kaybolması gereken
reflekslerin devam etmesi
8 aylık bebekte;
Dönme ve oturma
aktivitelerinin olmaması
El-göz koordinasyonunun
yokluğu
Tekme atarken iki
bacağın da itilmesi
Bebeğin bacaklarını
uzatarak oturduğu pozisyonda vücudunun öne eğilmesi, bacakların birbiri
üzerine binmesi
10 aylık bebekte;
Emeklemenin olmaması
ya da her iki ayağın birden çekilerek, sıçrar tarzda emekleme
Ayağa kalkmada
zorluk
İsmi ile çağrılınca
tepki vermemesi
Ağızdan salya akması
Verilen yiyeceği
ağzına almaması ya da ağzına götürememesi
1 yaşındaki
bebekte;
Tutunarak yürüyememesi
Parmak ucuna basarak
yürüme
belirtileri gözlendiği
durumlarda derhal doktora başvurmalıdır.
Serebral
Paralizi'de Tedavi ve Rehabilitasyon
SP, tıbbi yaklaşım(1)
ve rehabilitasyon yaklaşımı(2) olarak iki yönlü ele alınmalıdır;
Tıbbi yaklaşım
Teşhisle başlar.
SP teşhisi Pediatrik Nörolog başta olmak üzere, ilgili hekimler tarafından
konulur. Teşhiste yardımcı olmak üzere EEG (Elektro Ensefalografi), EMG
(Elektro Myografi), SEP (Somatosensoryel Evok Potansiyel), VEP (Visuel
Evok Potansiyel), MR (Magnetik Rezonans) gibi ileri tetkiklerden yararlanılabilir.
SP’li hastada
direk SP’ye yönelik etkin bir ilaç yoktur. Ancak hastalıkla seyreden konsülzyon
(havaleler) ve epilepsi için yaygın şekildi ilaç kullanılmaktadır. Bunun
yanında kaslardaki aşırı sertliği önlemek için de bazı ilaçlar kullanılmaktadır.
Bu konuda ayrıntılı
bilgi çeşitli hastanelerin Pediatrik Nöroloji Servisi Hekimlerinden alınabilir.
SP’li çocukta
rehabilitasyonun amaçları
Çocuklarda görülen
hareket bozukluklarını en aza indirmek
Oluşabilecek kas-iskelet
sistemi bozukluklarını önlemek, postür bozukluklarının oluşmasını engellemek
Günlük yaşam aktivitelerinde
bağımsız davranabilmeyi sağlamak
Yardımcı araç,
gereç ve cihazları belirlemek
Eğer SP tablosuna
eşlik eden, görme, işitme, konuşma ve zeka problemleri varsa bunların en
aza indirilmesini sağlamak
Aile eğitimi vermek
ve SP’li çocuğun eğitimi konusunda aileye yol göstermek
SP’li çocuğun yaşayacağı
mekanların düzenlemesine yapmak
Rehabilitasyon
Ekibi
Fizik ve tedavi
ve Rehabilitasyonun her alanında olduğu gibi, SP’li çocukların rehabilitasyonu
da bir ekip tarafından yürütülür. Bir SP rehabilitasyon ekibinde şu uzmanlar
yer alır;
Doktor (Pediatrik
Nörolog, Ortopedist, Pediatrik Cerrah, Çocuk Psikiatristi, Beyin Cerrahı,
Kulak Burun Boğaz Uzmanı.... Hastalığın klinik yapısına göre bunlardan
biri ya da bir kaçı)
Fizyoterapist
İş-Meşguliyet Terapisti
İşitme-Konuşma
Terapisti
Psikolog
Çocuk Gelişim Uzmanı
Odyolog
Özel Eğitim Uzmanı
SP’li çocuklarda
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon asıl olarak Fizyoterapist, İş-Meşguliyet
Terapisti ve İşitme-Konuşma Terapisti tarafından yürütülür.
Yapılan bir
çok araştırmaya göre SP tedavi ve rehabilitasyonunun 1 yaşından önceki
dönemlerde başlamasının sonuç alınmasını kolaylaştırmaktadır. SP rehabilitasyonuna
erken dönemde başlanması SP’li çocukta anormal kas tonusunun düzenlenmesi,
normal motor gelişimin sağlanmasını kolaylaştıracak kas yapısındaki bozukluk
nedeniyle oluşabilecek postür bozukluğu önlenebilecek ve çocuğun fonksiyonel
olarak bağımsızlığı sağlanacaktır.
SP’de rehabilitasyon
programı
Rehabilitasyon
programı;
Egzersiz tedavisi
Ortez (cihaz) uygulamaları
Ev programı ve
aile eğitimi
El-göz koordinasyonu
sağlanması
Uygun yardımcı
araç gerecin belirlenmesi
İşitme-konuşma
terapisi
Yemek yeme, giyinme
oyun aktiviteleri gibi aktivitelerin eğitimi
bileşenlerinden
oluşur. Tüm bu uygulamalar, özellikle egzersiz uygulamaları deneyimli fizyoterapistler
tarafından yapılmalıdır.
Bilinmesi gereken
en önemli şey SP tedavi ve rehabilitasyonunun çok uzun süren bir süreç
olduğudur. Bebeğin büyümesiyle birlikte rehabilitasyon uygulamaları da
devam eder. Rehabilitasyon çocuk bağımsız (ya da en az bağımlılıkla) yaşama
yetisini kazanana kadar devam etmelidir.
SP’li çocuklar
da diğer çocuklar gibi bir çok ihtiyacı olan çocuklardır. Ayrıca çoğu SP’li
çocuk diğer çocuklar gibi gelişebilir.
SP fiziksel
bir özürdür. Az oranda zeka yetersizlikleri, görme, konuşma, işitme ve
algı bozuklukları fiziksel özüre eşlik etse de ilerleyici değildir. Bilinçli
bir yaklaşım ve etkili rehabilitasyon ile yetersizlikleri en aza indirmek
mümkündür.
Rehabilitasyon
sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar
Egzersizler aile
tarafından öğrenilmeli ve evde tekrar edilmelidir.
Egzersizler çok
uzun ve sıkıcı olmamalıdır. Oyun aktiviteleri ile birleştirilerek yaptırılmalıdır.
SP’li çocuklarda
mental ve duyusal engeller yüzünden genellikle yetersiz olan iletişim kurma
yeteneğini arttırmak için sesli ve renkli oyuncaklar ya da objeler kullanılmalıdır.
SP’li çocuğun kontrolü
en az 3 ay aralıklarla, pediatrik nörolog, pediatrist, gerekirse ihtiyaç
duyulan uzmanlık alanlarındaki hekimler, fizyoterapist, iş-meşguliyet terapisti,
odyolog, çocuk gelişim uzmanı ve psikolog tarafından yapılmalıdır.
Normal çocuk gelişimi
izlenerek, SP’li çocuğun bu gelişimi yakalaması için ailenin çaba göstermesi
gerekir. Ancak SP’li bir çocuğun sınırlılıkları iyi bilinmeli, normal bir
çocukla kıyaslanmamalıdır. Fakat SP’li çocukta gelişimi sağlayabilmek için
de erken yaşlardan başlayarak dil ve sosyal gelişim üzerinde durulmalıdır.
SP’li bebeklerin
taşınması terapistin gösterdiği şekilde destekli ve çevre iletişimini sağlayacak
şekilde yapılmalıdır.
Oturma, emekleme,
ayakta durma gibi motor gelişim aşamaları terapistin uygun gördüğü zamanlarda
başlatılmalıdır.
SP’li çocuğun beslenmesi
sırasında uygun oturma ortezleri (yardımcı cihazlar) ve destekli sandalye
kullanılmalıdır.
SP’li çocuğun etkilenme
tipine göre beslenme şekli ve tipi de değişecektir. Bu konuda bir diyetisyenden
bilgi alınmalıdır. Beslenme sürece sıvı yiyeceklerden katı yiyeceklere
doğru ilerlemeli, beslenme pozisyonları terapistten uygulamalı olarak öğrenilmelidir.
SP’li çocuk mümkün
olduğunca uygun bir kaşık ile beslenmelidir. Okul çağına gelen çocuklar
fiziksel özürlerine rağmen özel bir eğitim kurumunda eğitime başlatılmalıdır.
Zeka problemi,
algılama problemi olan çocukların eğitimi için özel eğitim uzmanlarının
yardımı şarttır.
Yürümeye başlayacak
SP’li çocuklarda ayakkabı ve gerekiyorsa yürüme cihazının tipine karar
vermek önemlidir. Bu seçim fizyoterapist kontrolünde yapılmalıdır.
SP’li çocuklarda
değişik psikolojik bozukluklar oluşabilir. Aile ve çevreyle uyumda zorlanan
çocuklar için psikologlardan yardım alınmalıdır.
SP’li çocukların
evde sürekli bakıcılar ya da ebeveynlerle kalmaları doğru değildir. Normal
çocuklarla da iletişim kurabileceği ortamlar yaratılmalıdır.
Havale (konvülzyon)
geçiren çocuklar için muhakkak pediatrik nöroloğa başvurulmalıdır.
SP’li çocuklar
aşırı koruma altına alınmamalı ve yapabilecekleri aktivitelere fırsat tanınmalıdır.